Saturday, November 11, 2006
posted by sexenler at 3:15 AM

Çocukken izlemek için uykumdan fedakarlık ettiğim sobalı evde büyürken annenin uyuyup sobayı yakmadığı zamanlarda yorgan altında izlediğim çizgi film transformers.optimus prime, autobotlar, dinobotlar... kotu adamlar vardı uçak olup uçarlardı bizimkiler arabaydılar jeep olanı vardı tır olanı vardı spor model olanı vardı. hep düşen uçaklarını çalıştırıp dünyaya donmeye çalışıolardı diye hatirliyorum...iyilere karşı kötülerdi her daim. 1984-1988 yılları arasında çevrildi. sora oyuncakları çıktı paramı biriktirip aldığımı hatirliyorum yıkılıodu ortalık şu anda orjinal oyuncaklarını kutusuyla birlikte ebay.com sitesinden almak isteseniz 300 doları gozden çıkartmanız gerekir derim ben..
şimdide 2007 yılında filmi yayınlanacakmış fragmanını youtube sitesinden bulabilirsiniz. filmin internet sitesinide yapmışlar o da ahanda burda...
 
Wednesday, August 09, 2006
posted by sexenler at 8:01 AM
çocukluk dönemimizin çizgifilmlerinden biriydi. kedigillerden olan bu sulale zirhli araçlarıyla kotuluklerin ustesinden gelirdi. abla vardi bi tane koşardi deli gibi assagidaki jenerikte gorunuo. ele baslari olan genç kedinin kılıçı superdi tandır tandır tandır kets dediginde kılıç buyurdu felan çocukken almıştım ondan hatirliyorum.

jenerigini assagida izleyin efenim...
 
Monday, July 31, 2006
posted by sexenler at 7:12 AM

Ghostbuster I II olmak üzere iki tane cevrilmiştir. I.sı 84 senesinde cevrilmis aradan 5 yıl sonra yani 89 yılında II. sinemalarda oynamistir. film muziklerinden tutunda sokakların köşe başındaki sokak lambalarina kadar seksenli yılların ozelliklerini tasiyan her iki filmde cok guzeldir. o donemlerin yapilmis bilim kurgu fantazi filmelerin arasında yer almis cok dikkat cekmistir. simdilerde izledigimizde eminim guleriz ama o donem icin cok guzeldi.

ilk filmin konusu :
Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.
TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar. (burayi copy paste yaptim bilginize)

2.filmin konusu ise :
Ghost Busters ekibinin New York şehrini kötü ruhların istilasından kurtarmasının üzerinden beş koca yıl geçmiştir. Ancak kafadarların hayalet avcılığı yapması yasaklanmış, her biri kendisine başka bir iş bulmak zorunda kalmıştır. Ray ve Winston çocuklar için hokkabazlık yaparken, Egon insan duygularının çevre üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Venkman yerel bir televizyonda uyduruk bir parapsikoloji programı yapmaktadır.Dana'ya gelince, Venkmanla birlikte olmuş, bir çocuk yapmış ve ondan ayrılmıştır. Genç kadın müzede üzerinde çalıştığı bir restorasyon işinde Karpatyalı Vigo'nun resmine denk gelir. Tablo büyülüdür ve Vigo hayata geri dönmek istemektedir. Hayalet Avcıları tekrar faaliyete geçmek için şehri ikna edebilecekler midir? Şehirdekilerin hayatı buna bağlıdır!
 
Friday, July 28, 2006
posted by sexenler at 11:13 PM

altın kızlar 85' 92' yılları arasında yayında olan, çocukluk yıllarımın populer dizilerindendi. çogunlukla salon odasinda geçen dizide 4 teyze basrolleri oynardi. hepsi ayri bir karakteri temsil edercesine hırpalarlardı kendilerini.

Beatrice Arthur .... Dorothy Petrillo-Zbornak
Betty White .... Rose Nylund
Rue McClanahan .... Blanche Devereaux
Estelle Getty .... Sophia Petrillo
Herb Edelman .... Stan Zbornak

bir huysuz ihtiyar vardı, hatta sora silvestir ile muthis anne diye (yanlis hatirlamiyorsam) bir filmde oynadi. diğeri saf teyzeydi,inanırdı herseye. bi tane ortam teyzesi,her türlü cevizi kendisi kırardı. sonuncusu da bilgi küpüydü uzun boylu olani, hepsinin tek ortak yonu dul olmalariydi. bunca zaman evlenemeden butun kardeslerin ayni evde yasamasi ise komiklikler silsilesini doguruyordu. e hal ole olunca bizede izlemek dusuodu
 
posted by sexenler at 11:11 PM


Petrol sirketleri olan ewing ailesinin basindan gecen kıskanclık, entrikalar, gizli cemiyetlerin yaptiklarini anlatan bir diziydi. ne diziydi ama, deli gibi izlenirdi cunku baska dizi yoktu en azindan ben oyle hatirliyorum. bu dizinin bir baska edisyonu yalan ruzgariydi, hayat agaci da gene ikisinin karmasi bir diziydi.

J.R. in o uyuz gulusu herkesi uyuz eder ama para babasi oydu, Sue Ellen vardi alkolikti ama kabul etmezdi, Bobby ise iyilik dolu sanki sulaleye evlatlik edilmis gibi hinlik dusunmeyen tek ferd idi. puro yu ilk defa bu dizide gorduk amerikan yasantisini tanimaya basliyoduk, vay bee luks servet icersinde hepsi derdik, para gani toplumda, onlarda para halen gani gani , biz gene fısss....

Larry Hagman .... J.R. Ewing
Ken Kercheval .... Cliff Barnes
Patrick Duffy .... Bobby Ewing
Linda Gray .... Sue Ellen Ewing
Barbara Bel Geddes .... Miss Ellie
Steve Kanaly .... Ray Krebbs
Victoria Principal.... Pamela Ewing
Charlene Tilton .... Lucy Ewing
Jim Davis .... John Ross Ewing
 
posted by sexenler at 7:05 AM


Madonna bayaninin ilk filmidir. 1985 yılında çevrilmistir. madonna burda susan rolunde ve serseri sokak kızını oynamakta, Rosanna Arquette ise Roberta roluyla sakin sessiz kızı oynamaktadır. super bir seksenli yillar filmidir sarkilar kiyafetler hava yagmur dumanlar hersey seksenli yılların en guzel goruntuleri sergiler. roberta susanin yerine gecer bole aksilikler falan olur komedi ask macera bi arada olan filmdir. ha bi ozelligi var tabi bu filmin madonna nin dudaginin ustundeki beni aldırmadan onceki zamalarında cevrilmistir.
 
posted by sexenler at 7:00 AM



don johnson'un kolları kıvrık ceketiyle moda yarattigi dizi. sony karakteri ile goz doldurmaktaydi. ferrari testarossa marka arabasının kapıları yukarı dogru aciliyordu waooowww oluoduk evde "nasil yaa yukari dogru acilo nasil bir teknolojidir buuu" gibi soylemler evde gezinir dururdu. zenci ortagi rico ise takılırdı ortamda surekli bir fırlama jön kıvamında gezinirler olayları cozerler ee iki hatun bunlardan hoslanir falan. ne zaman yayınlandigini pek hatirlamiyorum. beyaz ceket kollar kıvrık iceri beyaz badi salvar model kumas pantalon ve corapsız ayakkabi giyerek cılgın bir moda baslangicina yelken acmistir bu sony abimiz. uyusturucu ceteleriyle mucadele ediyordu surekli oyleydi boyleydi....
 
posted by sexenler at 6:57 AM

burus vils ve adını hatırlayamadıgım kadının cılgın dedektiflik dizisi, burus vils david rolunde, hatun kişisi ise maddie rolunde, gokdelenin bi katında detektiflik brosu isletmektedirler. cılgın maceralara ikisi birden atlamakta, maddie temkinli rolunu, david ise çılgın, her olaya zıplayan, burnunu sokan, rolunu ustlenmisti. yanlıs hatirlamiosam pazartesi saat 9 da yayınlanıyordu. sarkısı halen kulanmalarımda, sozleri buraya yapistiriorum.

some walk by night
some fly by day
nothing could change you
set and sure of the way

there is the sun and moon
they sing their own sweet tune
watch them when dawn is due
sharing one space

we'

ll walk by night
we'll fly by day
moonlighting strangers
who just met on the way

edindigim bilgiye gore sarkıyı "al jarreau" soylemiş. cümbür cemaat izlerdik evde hatırlamaktayim. birde sekreter vardı ismi bayan topesto mu triesto mu neydi?. meksikalıydı. çok guzel diziydi burus vils hatta bunun pesine birde kaset cıkarmıstı. sora paranın karıyerin doruklarına cıktı kendisi biliyorsunuz ki....
 
posted by sexenler at 6:54 AM
metin akpına zeki alasya nin oynadigi seksenli yıllardaki tiyatronun ismi. eskiden tiyatro oyunlari teyplere cekilirdi satılırdı, bizde alır deli gibi dinlerdik. dinleye dinleye ezberlerdir. "deliler" "beyoglu beyoglu" "yasaklar" "askolsun" baska varmıydı hatırlamıyorum yoktu heralde...en sevdigim benim beyoglu beyogluydu ozellikle karakol sahnesi zeki alasyanın sarhos taklidi her izledigimde kopuyorum.
-karakoldaaa aynaaa var aynaaa var dayak yok! mesala diyorum mesalaa
metin akpınarin taksim ilk yardım acil bolumundeki hademe rolu ise superdi hatırlarsınız ki iclal hemsireye yaktıgı agit unutlmaz :
-heleeeeee beniiiiii iiiii iiiii başı garlııııı!!!
onnik vardı bide
-efendim siz mu yu unutuyorsunuz nisantasina takıloorsunuz....
delilerdeki galaksi takside metin akpınarın lafları unutulmaz
-alooooo galaksi taksi araba yoook!

simdilerde bunları arsivime katiyorum....
 
posted by sexenler at 6:43 AM


sezen kızıltunc'un canlandırdıgı bir diziydi. sihirli parmaklarıyla milleti dondudur, camasir mandalını kaldırır, tencereleri havada tutar falan. cok manyak bisiydi. gunes patlamalarindan etkilenmis doga ustu gucleri gelismisti. cok salak espiriler yapardi, salak bir kizdi zaten, bazen akıllı tavırları olsada dizi geregi salaktı,
babası zekiyeee nerden cıktın seeen? sorusuna ee merdivenlerdeeeen!(sozlukten alıntıdır) diyebilecek kadar kus beyinli bir kurgusu olan karakterdi. ne diye trt bunu 2005 yılına gelmis olsak bile beynimize kazıycak kadar oynattı orası bilinmez... ama out of space yani
 
posted by sexenler at 6:33 AM


Pazar gunlerinin vazgecilmez eglencesiydi mustafa yolaşanla 84 yılında baslamıstı. allam o dekor gene sahene idi. isim kabızı oldugumuz o donemlerde belliymis.pazar 89 90 91 diye devam etmistir, hatta bu slogan kaset yapan kisilerede yansimistir (orn : sezen aksu 89, tayfun 93 ). daha sonra sunuculugu cenk koray devam ettirmisti. erkan yolaç gelir evet hayır yarısması yapardı. izmir ve mehter marsı cok populer marşlardı o zaman espirilere bile konu olmustu. cenk koray telekutu yarısması ise tamamen evdekilerle beni heyacan ve merak firtinasina bogan bir yarısmaydı. "ulan salaklık etme al iste supurgeyi, gırgırı, beldasan bisikleti", "al iste gordun mu kaldin rowenta marka sac kurutma makinesine" gibi sozler ucusurdu bizim evde...
 
posted by sexenler at 6:24 AM


Pazar gunlerinin vazgecilmez eglencesiydi mustafa yolaşanla 84 yılında baslamıstı. allam o dekor gene sahene idi. isim kabızı oldugumuz o donemlerde belliymis.pazar 89 90 91 diye devam etmistir, hatta bu slogan kaset yapan kisilerede yansimistir (orn : sezen aksu 89, tayfun 93 ). daha sonra sunuculugu cenk koray devam ettirmisti. erkan yolaç gelir evet hayır yarısması yapardı. izmir ve mehter marsı cok populer marşlardı o zaman espirilere bile konu olmustu. cenk koray telekutu yarısması ise tamamen evdekilerle beni heyacan ve merak firtinasina bogan bir yarısmaydı. "ulan salaklık etme al iste supurgeyi, gırgırı, beldasan bisikleti", "al iste gordun mu kaldin rowenta marka sac kurutma makinesine" gibi sozler ucusurdu bizim evde...
 
posted by sexenler at 6:24 AM


pazar gunlerı gene trt de yayınlanırdı. hannibal takımın lıderı rolundekı beyaz saclı abı, face devlet ıslerı, evraklar bılmemnelerle ugrasan abıyı, murdock teknık servısı, baracus ıse ayı servısını canlandırıyordu (baracus aynı zamanda yukseklık korkusu vardı). efenım bunlar askerden kovulmus kısılerdı, haklının yanında kotunun karsısında oldular her zaman. bırde bunların gmc marka mınıbuslerı vardı konforluydu araba gri dosemelıydı, dısı sıyahtı fln....
efenım dızı esnasında maki bitkisinin nasıl rampaya donustugunu, arazı jeeplerinden 20 takla sonra nasıl sag cıkıldıgını ogrenmıstık. ve ılgınc bır olay daha her bolumde bunların hepsı bı yere kapatılır. kapatıldıkları yerde dınamıt, levye, kaynak makınesı, bozuk gorunumlu bır tank ıpler halatlar olurdu. e ozmnlar cocuktuk yıyorduk bu numaraları.
 
posted by sexenler at 6:23 AM


trt'nin cocuklara egitici ogretici programlarından biriydi seksenli yillarda. bay doğru kucuk bir ilkokul veya orta okul kivaminda bir cocuk, bay yanlısta orta yaslarda bir amca idi. surekli trafik kurallari uzerine aksilikleri irdelerdi. aklimda kalan bi bolumunde; bay yanlik bisikletle karanlikta giderken bir dış ses onu durduruyor "yanlışsınız yine bay yanlış" diyor, erol gunaydin ekrana bakiyor fln... pesine dogru ahmet karşıdan kendinden emin adımlarla geliyor, beyaz fosforlu kiyafetiyle oyle degil boyle lunapark gibi olucan diyordu bay yanlışa. dogru ahmeti Mesut Çakarlı oynuyordu hani şu vizontele deki askere gidip vurulan oyuncu hani.şimdiki cocuklarda hic boyle bi tavir yok vallaha bisikletle atliyolar yolun hödönk diye ortasina, bizse bi karsiya gecene kadar yirmi yere bakiniyoruz karsıya gecmeye musait mi ortam diye fesupanallah!!!!
 
posted by sexenler at 6:23 AM

hafta ıclerıydı sanırım evet evet hafta ıclerı aksam 6 gıbı yayına gırerdı, mucitler mucidi, tavuktan planör, ataçtan bomba yapan adam!!!. hele o isveç çakısı yok mu allam her derde deva... anam ne o ole bızde aldık nıe bozuldu bızımkı hemen. hem benım aldıgımda kürdan bıle vardı(gercı ben bayazıd dan almıstım ya neyse)...superdı mek gevrek olarakta teleffuz edıldıgı donemler olsada gayet kuntiz bi abiydi McGayver.burdan dizinin introsunu indirebilirsiniz
 
posted by sexenler at 6:22 AM


Serinin son filmi daha sakindir mcfly 1885 e doktorun hayatini kurtarmak icin geri gider. kendini bi anda cankilerin icinde bulan mcfly, diger iki filmde oldugu gibi nike ayakkablariyla kafeye dalar butun herkez bön bön suratina bakarken ismi soruldugunda mr nike mi yoksa? diye dalga gecilir kendisi eastwood hayrani oldugu icin ismim eastwood der. doktoru bulmaya giderken buff tennenin atalari olan haydutun ipine dolanir saatin orda asilmak uzereyken doktor gelir kurtarir. doktor kasabaya gelen clara clayton'a asik olur ona olaylari anlattiginda kadın beni salak mi sandın diip kapıyı suratina kapatir zavalli doktor 3 filmdir ilk defa bi hatun yapmistir o da ona inanmamistir. mcflyin duello oncesi ayna karsisinda alistirma yapma sahnesi gulunctur. muziklerinide zz top yapmistir hatta karnaval gunu sahnedeki adamlar zz top tir.
 
posted by sexenler at 6:18 AM

Serinin ikinci filmi 1989 da ayni kadro ile cekilmistir. bu seri bi oncekine gore daha karisiktir. doktor martin e ilerde sizin cocugunuz kotu yollara dusuyor allahsiz bi insan olmus fln diyo kaptigi gibi martinle sevgilisini gelecege gidio o sirada biff tennen (thomas wilson)zaman makinesini buluyor ve 1955'e (niyeyse) donup genc biff'e almanac veriyor bi anda zaman kırılması oluyor gelecek degisiyor. ee bunuda cozucek kisi tabikide martin mcfly ve doktordur. yedikleri boklar neticesinde filim arap sacina donmustur. serinin en karısık filmi kanımca. bi gelecek bi gecmis filmi birakip mantik yapmaya baslionuz. filmdeki ucan kaykay butun film izleyenlerin ozendigi zaman makinesinden de ote bi arac olmustur. ama unutmayin suda calismiyor.
 
posted by sexenler at 6:17 AM

Ilki 1985 te cevrildi. mcfly (Michael J. Fox) dr. brownun (Christopher Lloyd) yaptigi arabayla kacarken kendini bi anda 1955 yilinda buluo kasabaya indigi zamanki hali en koptugum haldir altindaki tayt pantalonu ustundeki puf puflu yelegi ile 80lerden firlayan cilgin insani simgelemesi super goruntu olmustur her zaman. ozellikle kafeye girdigi zaman diet kola istemesi beni kopartmistir. spoiler vererek gidiorum ama izlemeyen kalmamistir heralde bu seriyi.
mcfly annesi Lorraine Baines (Lea Thompson) mcfly a asik olmus ve ona don markasi olan kelvin kılayn demektedir. bu serinin hepsini arka arkaya seyrettiginiz anda kafaniz allak bullak oluyor ben nerdeyim kimim ulan?? diyorsunuz...
 
posted by sexenler at 6:17 AM
cumartesi gunleri trt de yayinlarak reyting rekorlari kirdigi maykıl nayt li dizi. kapkara arabanin onunde kirmizi vuuvv vuuvvv diye gezinen ısık sayesinde arabanin acik oldugunu anlardik. onlar sustugu zaman ise uyurdu.ee yoruluyor haliyle dinnenmek onunda hakki...ilk defa bir araba konusuyodu birak konusmayi söförsuz gidio hatta hopluyodu zipliyodu. ustelik dusunuyor maykil nayti tehlikelerden kurtariyodu. bizim maykilin da yaptigi tek sey saatini agzina yaklastirip kit gel buraya, kit git oraya idi. daha sonra trt diziyi sonlandirdi, rtl de halen yayinlandigini duyuyorduk ama nafile o zmnlar goremiyoduk uydu muydu hak getire. trt pesine cilgin efsane a takimini getirmisti hemen unutmustuk kara simsegi nankorluk orneginin en guzel kanitidir bu dizi.
 
posted by sexenler at 6:14 AM
işte sexenlerin belkide en cok konusulan adamlarından bırı nuri alco!fon muzıkte santana calarken sızın kolanıza ya da vısne suyunuza ılac atıp, kotu emellerıne alet eden yegane adam.ılaclı kolaya daha cok serpıl cakmaklı ya da ahu tugba gereken ılgıyı gostermıstır. cekılen fotograflar daıma mafıanın elıne verılecektır mafıa ac kopeklerı gıbı bu fotografları beklemektedır. ama her seyın bı yolu vardır hesabına yatacak 1000 tl onun ısını gorecektır. nuri alconun bu fılmlerı her zaman hıt yapmıstır daha sonra cekırgelerı olarak engin(koc), yusuf(azuz), yildo(sade), kenan(kalav), tolga(savaci)bu meslegı devam ettırmıs olsalarda senseylerı gıbı hıcbır zaman ılgı gormemıstır.
 
posted by sexenler at 6:12 AM
Yandakı fotoda 1989 da cevrılen tango ve cash fılmınden dumur olup kaldıkları bır sahne goruoyonuz.
cok sevdıgım bı fılmdır. bı ara star tv haftada ıkı gun olmak uzere yayınlayarak bokunu cıkardıgı fılmde bırı (sılvestır olanı) kanunların, dıgerı ıse (kört olanı) sokakların, kanunu uygulayarak kapkaççılara cepçilere taviz vermemektedir. fakat duseceklerı hain tuzaktan kurtulmak ıcın cılgın bır planları vardır. bu plana dahıl olan sılvestırın kardesı (teri haçer olanı) dahil olmaktadır...seksenlerın sonuna denk geldıgı ıcın bu fılmde aradıgınız seksenler havasını pek bulamıonuz ama körtün percem percem şekil almış sacları sızı bırazda olsa baglıo fılme!!!unutmadan fılm muzıklerınden en populerı yazoo nun yaptıgıdır
 
posted by sexenler at 6:11 AM
dans cok populerdi. her yer dans okullariyla doluydu. electronic dance, (nasil dans ediliodu bilmiorum ama tabelalarda yaziodu hep) acid dance, break dance bunlar en tercih edilenleriydi ardindan tango vals fln geliodu. iste o donemlerde cekilen filmlerden bir tanesi de flashdance di. gunduzleri calisan bir kiz geceleri de striptiz yaparak hayatini surdurmekteydi. tek hayali kaliteli bir yerde dans etmekti daha sonra acilan dans yarismasina varini yogunu katip gider...
filmden de ote cikan film muzigi vardi ki dillere destan "What a feeling" sozleri icin tiklayiniz seksenlere damgasini vurmustur bu sarki. bu film gibi dirty dancing filmi de dans ile alakali ile olunca aklima bu aralar nike duzenledigi dans yarismasi geldi vaybee seksenlerde yapilmisti bunlar heytt beee!
 
posted by sexenler at 6:04 AM
Bir vampir filmi olarakta gorunsede tamamen seksenli yıllarda takılan genclıgın yasantısını anlatan super bir film muzikleri ise tam bir arsivlik olabilecek sekilde duzenlenmistir. simdiki 24 dizisinde oynayan zat-ı muhteremin ilk filmlerinden arsive alinmasi siddetle tavsiye edilir. fix olarak kasabaya yenı gelen genc olmadık sekılde garıp elemanlarla takılır. bu gencın bırde kardesı vardır o da antı garıp elemanlarla takılır ve sonunda ıyı kotu olarak karsı karsıya gelırler. biri vampir olmustur digeride kasabanin imami.